Yer: Beşiktaş... Kentsel dönüşüm yüzünden kiracısını çıkarmak istedi: Ev sahibini yakan ‘zamanlama’ tuzağı

Milliyet.com.tr/ Artan kira bedelleri ve hızlanan kentsel dönüşüm süreçleri, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki hukuki uyuşmazlıkları zirveye taşıdı. Ancak İstanbul'da yaşanan son olay, "evime gerçekten ihtiyacım var" demenin ve bunu mahkemede kanıtlamanın bile kiracıyı çıkarmak için tek başına yeterli olmadığını gözler önüne serdi. Haklı bir gerekçesi olan ev sahibi, yasaların belirlediği kritik bir "zamanlama" kuralına takıldı.
EV SAHİBİNİN KİRADA OTURDUĞU EVKENTSEL DÖNÜŞÜME GİRDİ
Avukat GizemGonce'ninmilliyet.com.tr'yeaktardığı ve ev sahiplerine ders niteliğinde olan o ilginç davanın detayları şöyle:Olay, İstanbul'un merkezi ilçelerinden birinde meydana geldi. Etiler Peker Sokak’ta kiracı olarak ikamet eden bir vatandaşın, aynı zamanda Beşiktaş’ta kendi mülkü olan ve 15 Ağustos 2020 tarihinde 5 yıllığına kiraya verdiği bir evi bulunuyordu.
Zaman içinde ev sahibinin Etiler'de kirada oturduğu bina kentsel dönüşüm projesi kapsamına alınarak yıkım sürecine girdi. Barınma ihtiyacı doğan ev sahibi, Beşiktaş'taki kendi evine geçmek için kiracısının kapısını çaldı. Ancak kiracıdan olumlu bir yanıt alamadı. Dava öncesi zorunlu arabuluculuk süreci de devreye girmesine rağmen taraflar masadan uzlaşmazlıkla kalktı.
YEREL MAHKEME "İHTİYAÇ SAMİMİ" DEDİ: TAHLİYE KARARI
Bunun üzerine çaresiz kalan ev sahibi, soluğu mahkemede alarak "ihtiyaç sebebiyle tahliye davası" açtı. Yargılama sürecinde davalı kiracı, ev sahibinin tahliye talebinin samimi olmadığını öne sürerek davanın reddini istedi.
Ancak İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyayı detaylıca inceledi. Davacının (ev sahibinin) üzerine kayıtlı başka bir konutu olmadığını ve halihazırda yaşadığı binanın kentsel dönüşüme girdiğini tespit eden mahkeme, "ihtiyacın samimi ve zorunlu" olduğuna hükmederek kiracının taşınmazı tahliye etmesine karar verdi.
ADALET BAKANLIĞIKARARI BOZDU: O DETAY HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
Yerel mahkemenin kararıyla rahat bir nefes alan ev sahibinin sevinci uzun sürmedi. Kiracının itirazı üzerine dosya üst mercilere taşındı. İşte bu noktada Adalet Bakanlığı devreye girerek ezber bozan bir karara imza attı.
Bakanlık, yerel mahkemenin verdiği tahliye kararını "dava açma süresi" yönünden hatalı bularak, kanun yararına bozma yoluna gitti ve tahliye kararını iptal etti.”
HAKLIYKEN BAŞ YAKAN 'ZAMANLAMA' HATASI
Peki, ihtiyacı mahkemece onaylanan ev sahibi neden davasını kaybetti? Avukat GizemGonce, mülk sahiplerinin en çok hata yaptığı o kritik detayı şu sözlerle açıkladı: "Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 350/1 maddesi uyarınca, ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarında dava açma süresi; belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden sonra başlar. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise TBK madde 328 uyarınca fesih bildirimi için öngörülen süreye uyularak dava açılması gerekmektedir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir. Yani davalı (kiracı) bu süreyi ileri sürmese bile mahkemehakimitarafından resen göz önünde bulundurulmak zorundadır."
"SÖZLEŞME BİTİŞ TARİHİNDEN SONRAKİ 1 AY ÇOK KRİTİK"
Adalet Bakanlığı'nın tam da bu süre kuralına dikkat çekerek kararı bozduğunu belirten AvukatGonce, ev sahibinin yaptığı o zamanlama hatasını şöyle özetledi:
"İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmek için; eğer 5 yıllık bir kira sözleşmesi varsa, bu 5 yılın dolması beklenmelidir. 5 yıl dolduktan sonra, sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 1 ay içerisinde davanın açılması gerekir.
Söz konusu olayda ev sahibinin haklı bir ihtiyacı olsada;davayı 01.12.2023 tarihinde açmıştı. Oysa taraflar arasındaki 5 yıllık kira sözleşmesinin süresi 2025 yılında dolmaktaydı. Süresinden çok önce açılan bu dava nedeniyle, mahkeme ihtiyacı samimi bulsa da hukuken tahliyenin yerinde olmadığına kanaat getirdi."
