ABD'nin yeni planı ortaya çıktı: İran'a 6 maddelik şart listesi! 'Kabul edilemez' madde ne?

İsrail-ABD-İran arasındaki savaş 23. gününde devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran’la olası barış görüşmelerinin çerçevesine ilişkin ilk değerlendirmelere başladığı bildirildi.ABD’li bir yetkili ve konuya yakın bir kaynağa göre, Washington yönetimi savaşın bir sonraki aşamasını ve diplomasi ihtimalini masaya yatırdı.
Trump, cuma günü (20.03.2026) yaptığı açıklamada savaşın "kademeli olarak sonlandırılmasını" değerlendirdiğini belirtirken, ABD’li yetkililer çatışmaların iki ila üç hafta daha sürebileceği görüşünde.
ABD'li haber sitesi Axios'a göre, Trump’ın danışmanlarının bu süreçte diplomasi için zemin hazırlamayı hedeflediği ifade edildi. Kaynaklara göre, Trump’ın özel temsilcileri Jared Kushner ile Steve Witkoff da olası diplomatik temaslara ilişkin görüşmelere katılıyor.
SAVAŞ SONA ERERSE NELER ÖNGÖRÜLÜYOR?
Habere göre savaşı sona erdirecek olası bir anlaşmanın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun kontrol altına alınmasını ve İran’ın nükleer programı, balistik füzeleri ile bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği kapsayan uzun vadeli düzenlemeleri içermesi bekleniyor.
ABD ile İran arasında son günlerde doğrudan temas kurulmadığı belirtilirken, Mısır, Katar ve Birleşik Krallık’ın iki taraf arasında mesaj ilettiği aktarıldı. Mısır ve Katar’ın, İran’ın müzakereye açık olduğunu ancak sert şartlar sunduğunu ABD ve İsrail’e bildirdiği ifade edildi.
İRAN'IN TALEPLERİ NELER?
İran’ın talepleri arasında ateşkes, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence ve tazminat yer alıyor.
ABD’li bir yetkili, Washington’un İran’ın ilerlemesini yavaşlattığı görüşünde olduğunu belirterek, Tahran’ın müzakere masasına oturabileceğini ifade etti.
ABD'NİN İRAN'A 6 ŞARTI
ABD basınına göre yetkili, ABD’nin İran’dan şu başlıklarda 6 şart beklediğini aktardı:
- Füze programının beş yıl süreyle durdurulması.
- Uranyum zenginleştirmenin tamamen sonlandırılması.
- Natanz, İsfahan ve Fordo’daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması.
- Santrifüj ve ilgili ekipmanların üretim ve kullanımına sıkı uluslararası denetim getirilmesi.
- Bölge ülkeleriyle füze kapasitesini 1.000 ile sınırlandıran silah kontrol anlaşmaları yapılması.
- Hizbullah, Husiler ve Hamas gibi vekil güçlere finansman sağlanmaması.
'TAHRAN İSRAİL VE ABD'DEN GARANTİ İSTİYOR'
İran’ın söz konusu taleplerin bir bölümünü geçmişte reddettiği bilinirken, Tahran yönetimi ABD ile müzakerelerin güvenilirliğine dair şüphelerini de dile getiriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede, Hürmüz Boğazı’nda normalleşmenin sağlanması için ABD ve İsrail’in saldırıları durdurması ve tekrar etmeyeceğine dair garanti vermesi gerektiğini söyledi.
'TAZMİNAT TALEBİ KABUL EDİLEMEZ'
Habere göre Trump ise ateşkes görüşmelerine tamamen karşı olmadığını ancak şu aşamada İran’ın taleplerini karşılamaya sıcak bakmadığını ifade etti. ABD’li bir yetkili, Trump’ın tazminat talebini "kabul edilemez" olarak değerlendirdiğini aktardı.
Öte yandan, Washington’da İran’a ait dondurulmuş varlıkların iadesi konusunda sınırlı bir müzakere alanı olabileceği değerlendiriliyor.
Trump yönetimi ayrıca, İran’da müzakerelerde muhatap alınacak en yetkili ismin kim olduğu ve hangi ülkenin arabulucu rolünü üstleneceği sorularına yanıt arıyor.
ABD’li yetkililer, geçmişte arabulucu rolü üstlenen Abbas Arakçi'nin karar alma yetkisinin sınırlı olduğunu savunurken, İran’da nihai karar vericilere nasıl ulaşılacağını belirlemeye çalışıyor.
UMMAN SONRASI KATAR İHTİMALİ
Haberde, son nükleer görüşmelere Umman’ın aracılık ettiği hatırlatılırken, ABD’nin bu kez Katar’ı daha uygun bir arabulucu olarak değerlendirdiği ifade edildi. Katarlı yetkililerin ise perde arkasında rol almaya istekli olduğu ancak resmi arabuluculuk görevine mesafeli yaklaştığı belirtiliyor.
Kaynaklara göre, Trump’ın danışmanları İran’la olası görüşmelerin kısa vadede başlaması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Witkoff ve Kushner’in önerdiği şartların, savaş öncesinde Cenevre’de sunulan çerçeveyle büyük ölçüde benzer olduğu kaydediliyor.
